Bolivya

Bolivya

Bolivya


El libertator kıta için neyse bizim için de Bolivya bir ülkeden hep fazlası...

Peru’yla bir sınır nişanıyla ayrılan ama tarihi illa bir bütün, simge bir ülke Bolivya; devrimin ve bağımsızlığın mücadeleler tarihi... Yüzlerce darbenin içerdiği geçmişi, Bolivar’la özdeşleşen toprakları siyasal bir toplumun da işareti... Che’yle birlikte bu ülkenin Latin Amerika devriminin duraklarından biri olarak özel bir yeri var her zaman... Efsaneleşmek öldükten sonra bugün bile, kuşaklara umut demek Bolivya için... Bolivya umudunu taşıyor insanlarında...

Bu umudun yeşerdiği yerlerden biri de efsaneler oluyor ‘Latin Amerika’nın kesik damarlarında’. İnka İmparatorluğu’nun kurucularının buradan geldiğine inanılan Titicaca Gölü; muhteşem manzarası ve sakinleştiriciliği ile sizi meraka salıyor. İçindeki adalarla birlikte günümüzde sayısı hayli azalmış yerliler sizi karşılıyor; belki de siz onları. Çünkü hayat sizi her defasında yeni bir şeyle karşılaştırıyor... İnkalar gibi...  Güler yüzlü ve yardım sever halkları Bolivya’yı oluşturan en önemli keşif çünkü... Yerel motiflerin gelenekleriyle, pazarlarıyla, kokusuyla ve renkleriyle sizi sardığı bir coğrafyada şehre inilen sokaklar sizi çağırıyor... Keşfetmek ve tanımak; sokağı görmek ve geçmişi okumak için Bolivya demek...


Titicaca Gölü

Yaşayan, çoğalan, insanlarla büyüyen bir göl Titicaca Gölü. Peru’yla ortak bir tarihin de simgesi gibi... Masmavi sularının yanında içinde yer alan adalar sizi her anı keşfedilesi bir maceraya çağırıyor gibi... Sazlıklardan havalanan bir düsturu var gölün; size özgürlüğü çağrıştıran. Sularında dinginleşen bir coğrafya söz konusu, tıpkı ‘tatlı’, babacan bir göl gibi kendini insanlara açan, zaman zaman hareketli zaman zamansa saten bir kumaş...

Güneş Adası işte bu dinginliğin ve hareketliliğin kanıtı İnkalar’ın dünyanın merkezinin buradan geçtiğine inandığı ve güneşin doğum merkezi dedikleri yer... Karşısındaki adaysa Ay’ın doğduğu yer... Ya da Taquile Adası’nın yüzlerce merdiveninin tepesinde yakaladığı manzarasında saklı bulunan huzur... Tüm adalılar için kullanılan şekliyle Uros halkının tuttuğu balıklara yükledikleri anlam... Tüm adalar, gölü ve belki de Bolivya’yı tanımlayan çok boyutlu bir kitap incelemesi gibi geniş bir perspektif içeriyor...

 

Salar de Uyuni

Dünyada bazı yerler vardır ve unique’tir yani biricik. İste Uyuni de böyle bir yer. Başka bir kopyası ya da ikame edilecek başka bir versiyonu yoktur. Dünyanın en büyük tuz gölüdür ve üzerindeki her şeyin bir remini çıkarır çünkü diğer adı dedikleri gibi ‘dünyanın en büyük aynası’dır... Gökyüzünü yeryüzüne taşıyan onu ikileyen bir çoğaltıcıdır... Yeryüzünde bir gökyüzü saklıdır... Uçsuz bucaksız, sınırsız bir dünya söz konusudur... Terk edilmiş bir bölge sonsuzluğa açılan bir kapı gibi sessizlik ve doğa karşısındaki hayranlık sizi dünyanın en küçük insanı yapıyor...

Ona açılan yollarda bulunan ve artık çalışmayan tren yolları ve lokomotifler bilimkurguları aratmayan terk edilmişlik hissini çoğaltıyor... Dünyada siz artık kendinizle baş başasınız ve kendinizle konuşur haldesiniz... Ve güneşin aldığı pozisyona göre şekillenen renkler belki de daha önce hiç görmediginiz bir skalayı gösteriyor size... Varlık ve hiçlik; teklik ve çokluk...

 

La Paz

Yıllarca süren savaşlara artık yeter diyen bir halkın kentine La Paz yani Barış adını koyması, bu kadar kıymetli bir ismi her gün telaffuz etmesi bir iradenin de yansıması olsa gerek... Ülkenin resmi olmasa da fiili olarak başkenti La Paz. Yönetimsel bir merkez ve ortak bir yaşam alanı adeta. Eskisiyle yenisi bir arada yerlisi ve yabancısı omuz omuza büyük bir kent burası. Murillo Meydanı bunun kanıtı; hem zeminde birleştiriyor herkesi... Meydan herkesin alanı...

Katedrale çıkan sokaklar kiliseleri süsleyen gravürler, resimler ve heykeller aynı kendisi gibi özel, otantik ve değerli... Müzeler tarihin derinliklerine inen birer dehliz gibi Latin Amerika’nın derinlerine dalıyor... Altı zengin üstü zengin ülkenin baş şehri; mezarlıklar kat kat dizilmiş halde koridor gibi etkiliyor insanı... Pazar alanları bir merak içeriyor; tüm canlılığı insanlarının gözlerinden okunuyor... Duvarlardaki resimler bir toplumun kendini ifade şekli sanki hepsinin bir hikâyesi var... Tıpkı La Paz gibi... Ne dediğini dinlemek için gitmek gerek...

 

Sucre

Bolivya’nın resmi başkenti olarak yönetimle pek alakası olmayan resmi dertlerden uzak bir kafa yapısıyla Sucre ‘şeker’ gibi bir şehir. Unesco’nun Dünya Mirası’na soktuğu şehir beyaz ağırlıklı olarak bir kolonyal dönem mimarisine bürünmüş 16. Yüzyılda kalmış bir yerleşim alanı. İki katlı binaları bu mimarinin en büyük kanıtı. Temiz ve bakımlı caddeleriyle meydana yönelen düzenli ama dar sokaklar hiç bozulmadan duruyor hala...

Bolivar tarafından Bolivya Anayasası gibi tarihi bir belgenin imzalandığı La Casa de la Libertad’ın adı gibi Özgürlüğün Evi’ni her anlamda karşılıyor. Tıpkı Che’nin taşıdığı gibi... Bir ülkenin tarihin yazıldığı ev olarak devreye giriyor. Kiliseleriyle, müzeleriyle bunları ifade ediyor... Tüm binalar bu döneme dair ve o dönemin bir dekoru gibi size o anları yaşatıyorlar. Bembeyaz kremalı edasıyla tiyatrosu ya da San Francisco Kilisesi şehre kimliğini veren diğer yapılardan... Sucre adeta şekli, tarzı, sokakları ve binalarıyla tatlı ve şirin bir pastayı çağrıştırıyor...

 

Copacabana

Peru’dan Bolivya’ya giriş kapısı Copacabana; Bolivya’ya bir merhaba demenin başka adı. Dağlar arasına sıkışmış muhteşem manzarasıyla yüksekliğine yükseklik katan bir kasaba; Titicaca Gölü’ne komşu adalara ortak; İnkalar gibi Güneş’ine bağlı Copacabana... Tekneyle bir başka güzel her bir anı, sınırları belirsizleştiren, silen; her şeyi bütünleştiren suyu...

Mavinin yeşille buluştuğu doğanın insana, suyun hayata değdiği küçücük yer burası. Ne de olsa Gölün Siyah Bakire’siyle korunan kutsal alan... Bir kiliseden çok bir yaşam alanını çağrıştıran Our Lady of Copacabana ile birlikte güneşe doğru parlıyor caddeler, süslemeleriyle masaldan çıkma bir şatoyu andırıyor sanki... Copacabana; inançları, inananlarla birleştiren bütün bir tesis sanki...

- Gezi Zamanlaması

Bolivya Ilıman iklim hakimdir. Bolivya'yı ziyaret etmek için en iyi zaman, nereye gittiğinize bağlıdır. Bolivya’nın yüksek kesimlerinde Nisan’dan Kasım ayına kadar olan dönem soğuk ancak kuru ve seyahat için en uygun dönemler olabilir.

Yayla bölgelerini ziyaret etmek için en iyi zaman nisandan ekime kadardır - bu daha soğuk kış dönemidir, Güney Altiplano'da gökyüzü mavidir ama aynı zamanda çok soğuktur.

Santa Cruz ve Amazon dahil olmak üzere doğu ovaları, yıl boyunca en düşük 15 ° C ve en yüksek 31 ° C sıcaklıklara sahiptir.

 

-Sağlık

Ülkenin Amazon Bölgesi’ne gidiyorsanız sıtma ile ilgili tedbirleri almanız gerekmektedir, ayrıca yanınıza tropik bölgelere özel sinek kovucular almanızı tavsiye ederiz.  Eğer maceracı bir yemek yeme alışkanlığınız var ve sokaklarda açıkta satılan yiyeceklerden yiyorsanız; kesinlikle kapalı şişe suyu tüketmenizi, buz, süt ve süt ürünlerinden kaçınmanızı, iyi pişirildiğine emin olduğunuz et ve balık ürünleri tüketmenizi, meyve ve sebzelerin iyi yıkanmış olmasından emin olunması, meyvelerin kabuğunun soyulduktan sonra yenmesini tavsiye ederiz.

 

- Vize Bilgileri

Türk vatandaşları, Bolivya'ya gerçekleştirecekleri 90 güne kadar kalış süreli seyahatlerinde vizeden muaftır.

 

- Uçuş Süreleri

Türkiye -  Bolivya arasında direkt uçuş bulunmamaktadır. İstanbul’dan Bolivya'nın başkenti La Paz'a aktarmalı olarak uçarak yaklaşık 16 saatte ulaşmak mümkündür. ( Uçuş süreleri aktarma sayılarına göre değişebilir.)

 

- Para Birimi

Bolivya'nın para birimi Bolivyano (BOL)'dur. Seyahatiniz için yanınıza USD almanızı ve bunun küçük birimlerini yanınızda bulundurmanızı öneririz.

 

- Saat Dilimi


Bolivya ile Türkiye arasında -7 saat fark bulunmaktadır. Türkiye’de saat 12.00 iken Bolivya’da 05.00'dır.

 

- Telefon Kullanımı

Tüm cep telefonu operatörleri, hattınız uluslararası dolaşıma açıksa kullanılabilmektedir. Fakat özellikle ülkenin yüksek kesimlerinde sinyal bulunması oldukça güç olacaktır.

 

- Gezi İçin Alınabilecek Kıyafet ve Gerekli Eşyalar

Kolayca giyilip – çıkarılabilecek tişört, kısa ve uzun kollu gömlekler, pamuklu pantolonlar, şort, rahat yürüyüş ayakkabıları, akşamları için kalın bir mont ve yün kazak almanızı öneririz. Yüksek yerler için yün bere, kaşkol ve eldiven de alınabilir. Bunun dışında; şapka, güneş gözlüğü, güneş kremi, olası gürültüye karşı kulak tıkacı, fotoğraf makinesi, video kamera ve bunların şarj aletleri ve yedek hafıza kartları da getirebilirsiniz.

 

- Yemek Kültürü

Yemeklerde yöreye özgü baharatlar kullanılır ancak tur boyunca aldığımız yemeklerin damak lezzetinize uygun olduğunu hissedeceksiniz.

Bolivya’da yemek kültürü bölgesel olarak farklılık göstermektedir.  Ülkenin yüksek bölgelerinde et, patates ve pirinç daha çok tercih edilip, yöresel yemekler bu tatlar çevresinde şekillenirken, alçak kısımlarda tropikal yemekler ve lezzetler ön plandadır.

Ülkede genelde et ağırlıklı ve patates ile yapılan yemekler ünlüdür. Ayrıca yemekleri kadar içecekleri de önemlidir.

 

- Elektrik

Bolivya’da elektrik 220-230 volt. Prizler A tipi ikili ve C tipi prizlerdir.

 

- Alışveriş

Yöreye özgü Alpaca yününden kıyafetleri alabilirsiniz. Bunun dışında hediyelik eşyalar da satın alınabilir.

 

Önemli Not

*Pasaport sürelerinin, tur bitiş tarihinden itibaren en az 6 ay geçerliliğinin bulunması ve en az iki boş sayfanın olması gerekmektedir.*

 

 

 

Bolivya Turları